onkare.com içeriği kullanıcıları tarafından oluşturulan, bu içeriğin kullanıcılarının oylarıyla ana sayfaya yükseltildiği veya yayından kaldırıldığı, aklınıza gelen her şeyi paylaşabileceğiniz pek enfes bir yer!
onkare.com içeriği kullanıcıları tarafından oluşturulan, bu içeriğin kullanıcılarının oylarıyla ana sayfaya yükseltildiği veya yayından kaldırıldığı, aklınıza gelen her şeyi paylaşabileceğiniz pek enfes bir yer!
İster o an dinlediğimiz şarkıyı, ister genelde beğendiğimiz şarkıyı, istersek bi önce yazılan şarkının bize hangi şarkıyı hatırlattığını yazıyoruz.
Her yorumda isterseniz üstte yazılan herhangi bir şarkıyla ilgili düşüncelerimizi ya da bize neleri çağrıştırdığını yazıyoruz ama mutlaka her yorumun altına bir şarkı yazmayı unutmuyoruz.
Böylece hem dinlenesi yeni şarkılar öğreniyoruz, hem şarkıları dinlerken yaşadığımız anıları hatırlıyoruz, hem de en çok dinlenen müzikleri öğrenme şansımız oluyor.
İşte başlıyor:
Californication
Red Hot Chili Peppers
Bu lafı bu albüm için çok etmişimdir. Al lan duman dinle bakayım,al lan beatles, al lan erkin koray gibi. Korn ile müzik dinlemeye başlayan kesim için bir peygamber olmak istemiştim, ne kadar yazık. Şimdi düşünüyorumda korn, linkin park, mor ve ötesi'nin amacı hep o olaya şeetmek.. şeetimiz meseleye şeetmeseler bile, biz öyle anlıyoruz. Duman da böle bir grup aslında. Antep konserlerinde anfi üzerinden çekilen beyaza ibretle bakan genç insanlar görmedi değilim. Ne kadar üzüldüğümü bir tek tanrım bilir... Herneyse Grunge'dır mad madam'dır arabesk'tir lafımız yok. ilk köprüaltıyı dinleyişime de vurulmuşluğuma da diyecek bişey yok...
Çöpçüler
Erkin Koray
Armagan hangi olaya şeediolar anlayabilmiş değilim. Ama yorumun benim aklıma direk In The End'i getirdi. Lise hazırlıktayken dinlediğim, ardından beğenip Linkin Park'ın tüm albümünü dinleme gazını bana veren şarkıdır kendileri.
Bu arada şu an lise arkadaşlarım tarafından tufaya mağruz kalan ve bir lise yılımda aldığım tek doğumgünü hediyesi olan Linkin Park : Hybrid Theory kasetini burdan saygıyla anıyorum.
In The End
Linkin Park
Gokare gaz olup yeni birşeyler dinlemeye başlamaktan falan bahsedince benimde aklıma Türkçe Rap dinlemeye başladığım dönem geldi aklıma. "Eminem" bir çok kişiye hoş gelirken bende dahil; şarkıyı kendim söyleyemiyor olmam, sözlerinden birşeyler anlayamıyor olmam ve bizim Yahya'nın da etkisiyle bulaştık Ceza'ya , Sagopa'ya. E onlarında adam gibi alternatifleri olmayıp, kısıtlı şarkıları olunca baymaya başladı yavaş yavaş. Bi gazla ortaya çıktılar herkes sevecek,herkes dinleyecek Türkçe Rap'i diye ama bakalım hayırlısı şu an baya bir duruldu gibi. Bu arada Rock'n Coke tada Ceza yokmuş. En iyisi oldu..
Sagopa Kajmer
Manzumu Mazlum Dinledi
Eminem'i oldum olası sevemedim, Türkçe Rap de bir kaç örneği dışında biraz itici geliyordu bana. Mesela "Yo! yo! Kam'on!" dedikten sonra "Bunu da al!" demeleri bana yeterince oturmamış geliyordu.
Ceza ve RocknCoke da anlayamadığım bir ikili. Sırf o dönemlerde popülerdi diye adında bile Rock geçen bir etkinlikte Ceza'nın çıkması garibime gitmişti.
Şarkıma geleyim. Bu şarkıyı bana kuzenim önermişti, dinledim ben de beğendim. Hatta şarkıyı yanlış söylüyorum, her seferinde kuzenim gıcık olup düzeltiyor:)
Çok Yorgunum Kaptan
Ferhat Göçer
bu şarkıyı her ne kadar ferhat göçerden değil de cem karacadan dinlemiş olsam da bende bıraktığı etki hüzün olmuştur hep.bunun en önemli nedeni de sözlerdeki ümitsizlik olsa gerek.ne zaman dinlesem gözümün önüne puslu,karanlık,yağmurlu bir hava gelir.işte bu yüzden aklıma tek bir şarkı geliyor.(geronimocum seni de anıyorum burdan,az mı söyledik)
Why Does It Always Rain On Me?
Travis
müzik falan denince ben de bi el atayım dedim. travis adı bir yerlerde geçince aklıma enagua ve geronimo hanımlar geliyor. bütün sene travis ile yatan travis ile kalkan bu iki hanım kızımız sayesinde ben de başlayacağım sanırım travis dinlemeye:) "why does it always rain on me" yi bilip de, bu şarkının kime ait olduğunu bilmemek büyük bir eksiklikmiş kendi adıma, ben bunu bu yıl öğrendim.
sabloncu's choice: benim buraya yazacağım şarkıyı kilyos tayfasından olup da bilmeyecek kimsenin olmadığını tahmin ediyorum. evet su, evet geronimo seslerinizi duyar gibi oldum: gönül! ama fikret kızılok'un gönül'ü. bu şarkı benim türkçe top10'umun hala 1 numarası. sözleri, müziği, fikret kızılok'un muhteşem yorumu, bendeki etkisi ile hep aynı yerde kaldı bu şarkı.
"böylesi sevdiğin için
bir kördüğüm oldu için
ağlıyorsun için için
demedim mi sana gönül?"
extra: saatlerimizin 03.00'ı gösterdiği zamanlar için:
"sabahın tam 3'ündesin
dertlerin en gücündesin
hala onun peşindesin
gitme dedim, gittin gönül"
Gönül
Fikret Kızılok
fotoğraf köşemde de görülebileceği ve yukarda canım arkadaşlarım enagua ve şabloncunun da değindiği gibi en sevdiğim grup travis'tir. ben tüm şarkılarını özellikle flowers in the window'u bi dinleyin öyle karar verin derim ama bugün burda sizlere asıl önermek isteğim şarkı vazgeçilmezlerimden biri değil.daha yeni dinlediğim ve dinlediğim anda vurulduğum sürekli çaldığım bir şarkı.sahilde avare avare dolanırken duydum ve şarkıya eşlik etmeden duramadm "ben de aynı şeyi istiorm evet!" die de bağırdım ardından.aranızda duyanlar mutlaka olmuştur,duymayanlar da ilk benden duysun istedim. radyolar sürekli çalıyor çünkü...hatta nakaratını da burda sizinle paylaşıorm:
Oh I wish I was a punk rocker with flowers in my hair
In 77 and 69 revolution was in the air
I was born too late and to a world that doesn't care
Oh I wish I was a punk rocker with flowers in my hair
P.S.şabloncu'ya: ne gönül ne 3lediğimiz sabahlar ne de kilyos unutulabilir mi!!!
I Wish I Was A Punk Rocker
Sandi Thom
bu sefer de sizlerle benim için çok şey ifade eden ve hayatımda çok önemli yere sahip bi şarkıyı paylaşmak istiorm. bu şarkıyı neden biz de dinlemeliyiz die sorarsanız her dinlediğimde tüylerimi diken diken ettiğini hatta kimi zamn beni ağlatmayı başarabildiğini bu yüzden sizin de beğeniceğinizi umduğumu söyleyebilirim. kimileri için mtv'nin bu şarkının klibini en seksi on klip listesinin ikinci sırasına yerleştirdiğini söylemem de belirliyici bi faktör olabilir belki :)
Chris Isaak'e dair: Ya bi adamın sesi bu kadar mı güzel bu kadar mı buğulu bu kadar mı etkileyici olabilir! her ne kadar tarzı Elvis Presley'i andırsa da geçen uzun yıllar sonunda kendi yolunu çizebilmiş biri. "Let Me Down Easy" şarkısını da şiddetle tavsiye ederim. "Eyes Wide Shut" filminin soundtracklerinden birisi de kendisine aittir. Kendisini görmek isteyenlere de her ne kdr oyunculuğunu kanıtlayamıcak kdr küçük bi rolde gözükse de "The Silence Of The Lambs" filminin (ki bu filme bayılırım!) sonuna doğru asansör sahnesindeki özel timin başındaki kişinin Chris olduğunu söyleyebilirm...
Wicked Game
Chris Isaak
ah ahhh geronimocum senin de dediğin gibi bu etkileyici sesle bu şarkı birleşince tabi bu sözler de olunca(no ı don't fall in love with you!)insanı alıp götürüyor bu şarkı.bu arada ilk bahsettiğin şarkıyı duyduğum da ben de tam benlik demiştim:))neyse ben de o zaman benim ruh durumumu yansıtan çoook sevdiğim the cure'dan çooooooook sevdiğim bir şarkıyı yazayım.
Friday I'm In Love :))
The Cure
ben de enaguam ve benim için çok özel bir yeri olan bir şarkıyı sizinle paylaşmak istedim.bir sene boyunca kilyos-hisarüstü arasını bu şarkıyı bilmem kaçıncı kez dinlemekten hiç sıkılmadık:)tabi kurt cobain hayranlığımızın da buna etkisi olabilir tabi:))ama en çok benim:p
Come As You Are
Nirvana
Ne olursan ol dememişmiydi,şemsin keratası.Bu laflar yeter bence,come as you are icin... Chris Isaak'tan laf acılmısken;
Pretty Women
Roy Orbinson
Bu aralar repeat'e alıp dinlediğim bir kaç şarkıdan biri kendisi. Infected Mushroom'un en heyecan verici şarkılarından, dinlerken koşası geliyo insanın :)
Cities of the Future
Infected Mushroom
Az önce radyoda dinleme fırsatını buldum. Diğer Coldplay şarkılarına fazla bir benzerlik gösterse de kendi içinde güzel bir şarkı. Dinlemeyen kalmasın..
The Hardest Part
Coldplay
VH1'nın başından kalkmadığım;70,80 ve 90ların müziğine tav oldğm günlerden biriydi(hala da bayılıorm tabi) birden siyah beyaz bi klip belirdi ekranda ve o yakışıklı rockerlardan biri gitarda daa duyduğum ilk anda aşık oldğm melodiyi çalmaya başladı dieriyse birazdan o güzel sesiyle şarkıyı sölemeye başlayacaktı...hiç çekinmeden en sevdiğim şarkılardan biri oldğnu ve beni hala ilk gün dinledğm gibi etkilediğini söyleyebilirm:
More Than Words
Extreme
"Faint" bence linkin park ın en güzel
şarkılarından biri. Ayrıca şarkının çok uzun olmaması ve sürekli aynı sözlerin dönmemesi şarkı bittikten sonra tadını damağında bırakıyor insanın. Kilyos'ta sıkıntıdan patladığım zamanlar son ses açıp bu şarkıyı az dinlemedim.
Faint
Linkin Park
linkin park diyince aklıma tabiki hemen numb ve glcnnn geldi,az söylemedik çünkü:)şu an eski günleri özlediğimden mi olsa gerek aklıma gelen ve bu aralar sürekli dinlediğim,zaten eşsiz bi şarkı olan wish you were here geliyo aklıma.ne kadar dinlesem doyamayacağım bi şarkı gerek sözü gerek müziğiyle...
PİNK FLOYD
wish you were here
arkadaşlar eskiden buraya beğendiğimiz şarkıları yazıyoduk şimdi niye yazmıyoruz bence çok güzel bi bölümdü devam ettirelim bunu... pink floyd hep yaşımın yetmediği grup olarak aklımda kalmıştır nedense.şimdi de dinleyebiliyorum ama yine de yetişmiş olmayı isterdim ilk şarkılarının çıktığı günü görmek isterdim mesela nedense... o derece sewiyorum yani ve ilginçtir nerdeyse bütün şarkılarını sıkılmadan ard arda dinleyebilirim.....şimdi aklıma nedense şu şarkı geldi bi anda.alakasız ama çok sevdiğim bi şarkı....
HIM
gone with the sin
Linkin Park - Hybrid Theory'den One Step Closer, With You, Forgotten ve bazen In The End. En çok bu albümünü dinliyorum. Arada sırada Meteora da dinlediğim olur. Meteora'dan Nobody's Listening (Şarkı biraz beni anlatır), Faint( Nickimin sebebi, ama artık sıkıldım :),Somewhere I Belong... Ama tabii bütün şarkılarını dinlediğim olmuyor da değil... Ha bi de son olarak son albümünden, yani size tanıttığım albümünden, What I've Done adlı şarkıyı (özellikle de klibiyle beraber) dinlerim... Klibi tek kelimeyle süper!
Her neyse şu an için bu kadar. Arada sırada Nu Metal'e saplansam da şu aralar sırf Linkin Park...
Bu şarkıyı burda görünce aklıma direk Boğaziçi Üniversitesi Taşoda Konserleri geldi, orada grubun biri bağıra çağıra, seyirciyi coştura coştura '..dream of Californicatioooonnn' demişti de. E Taşoda deyince direk Kilyos grupları gelir akla tabii. Yılmaz, Engin, Sokrat ve dahasından oluşan grup, Duman'dan Köprüaltı'nı söylemişti de beni benden almıştı.. Engin öyle kendinden geçmişti ki davulu patlatmıştı hatta. Kısaca, bu şarkı beni direk İstanbulum'a, Boğaz'a, Boğaziçi'ne, Köprü'ye, Manzara'ya, Petek'e ve özlediğim arkadaşlarımın yanına götürdü.. Gerçi şarkı alakasız bir şey olsa aklıma yine oralar gelcekti de..
P.S:Sokrat'ın asıl adı Burak'tır ama Felsefe bölümünde olduğu için Kilyos'a geldiği ilk günden beri 'Sokrat' diye çağırılagelmiştir. Akıllı Kilyos kızlarından biri, Sokrat'la yeni tanışığında, Sokrat adını söylediğinde 'Aaa inanmıyorum, bölümünle ismin ne kadar uyumluuu!' diye uzun bir şaşkınlık süreci geçirmiş. Bu insanın nasıl Boun öğrencisi olabildiğine şaşıyor, kendisini kınıyoruz:p
Köprüaltı
Duman